AİLELERE

TÜRKİYE'DE OKUL DIŞI EĞİTİM

Türkiye, dünyada yaz tatilinin en uzun olduğu ülkelerden biri. 5-17 yaş arası 20 milyona yakın çocuk ve genç her yıl Haziran ayında yaklaşık 3 ay süren tatile başlıyor.

 

Uzmanlara göre, ailelerin çocuklarına yararlı zaman geçirtme konusunda en çok zorlandıkları zaman dilimi yaz dönemi.

 

Dünyanın pek çok ülkesinde yapılan araştırmalara göre –zannedilenin tersine- obezite yaz aylarında daha da artıyor. Yani, “ çocuğum kışın içerde kapalı kaldı, sınavlar okul derken kilo aldı;  ama yaz tatilinde koşar bunları eritir” beklentisi pek gerçekleşmiyor. Okulu tatile giren çocukların ve gençlerin uyku saatleri ve yeme düzenleri bozuluyor, TV ve bilgisayar karşısında geçirdikleri uzun saatler, bu sıradaki atıştırmaları nedeniyle kilo aldıkları görülüyor.

 

Neredeyse bütün çocukların okul yılı boyunca öğrendikleri bilgilerin bir kısmını yaz tatili sırasında unuttukları bilinen bir gerçek. Buna, çalışan anneler, zayıflayan aile ve akrabalık ilişkileri ve teknolojik “oyuncakların” çocuklar üzerindeki etkisini de ekleyince yaz tatillerinin sosyal, fiziksel ve zihinsel gelişimin devam ettiği bir dönem olarak planlanması için özel bir çaba gerektiği görülüyor.

 

Son 20 yıldır, tatil dönemlerinde, özellikle de uzun yaz tatilinde çocukları için program yapan ailelerin sayısı artıyor.  Ekonomik imkanları olan pek çok aile çocuklarının lisan öğrenmesini, farklı ülkelere seyahat etmesini, dünyaya açılmasını ve hayata keşfederek bakmasını istiyor. Bunun sonucunda, Türkiye’den her yıl yaklaşık 30 bin öğrenci lisan ve gelişim kamplarına katılmak için yurt dışına gidiyor.

Yurtdışında Okul Dışı Eğitim

Çocuklarını yaz döneminde yurtdışına gönderen ailelerin birinci önceliği lisan gelişimi. Bu yüzden de başta İngiltere ve ABD olmak üzere onlarca ülkeye Türk öğrenciler gidiyor. 30 bine yakın öğrenci ile birlikte bu kamplar için yılda 100 milyon dolar civarında döviz yurtdışına çıkıyor.

 

Çocuğunu göndereceği yaz kampını internetten ya da kendi imkanlarıyla bulanlar olsa da, doğru yaz okullarının belirlenmesi ve kayıt işlemlerinde, aileler çoğunlukla bu alanda hizmet veren küçük büyük yüzlerce yurtdışı eğitim danışmanlığı firmasından destek alıyor. Sektörel standartların belirlenmesi ve birlikte bir mesleki güç oluşturulması amacıyla kurulan Uluslararası Eğitim Danışmanları Derneği - UED bu alanda ailelere referans olabilecek kurumların başında geliyor.

 

Yurtiçinde Okul Dışı Eğitim İmkanları

Türkiye’de okul dışı eğitimi tanımlarken okulun dışında yapılan her türlü eğitimi katmak gerekir elbette. Buna müzik, resim, bale kurslarından, hafta sonu spor okullarına, binicilik kurslarına, izcilik kamplarına kadar onlarca faaliyet alanı girebilir.

 

Kamplar ise bu alanın en büyük parçası. Kampları en basit haliyle, “yatılı” ve “gündüzlü” kamplar olarak ikiye ayırabiliriz. Gündüzlü kampların yaz döneminde faaliyet gösterenlerine genel olarak “yaz okulu” deniyor. Bunlar Türkiye’nin hemen her yerinde çok yaygın. Milli Eğim Bakanlığı’nın, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün, belediyelerin, spor kulüplerinin, vakıfların ve derneklerin yanında, özel ve resmi okulların da yaz döneminde çocuklara yönelik faaliyetleri oluyor.

 

Yatılı kampların geçmişi yüz yıldan eski olsa da, yaz okullarına oranla sayıca daha az. Cumhuriyetten önce, dışarıdan özenilerek başlanan izcilik faaliyetleri olduğu biliniyor; ancak bugünkü anlamıyla organize kampların MEB, GSB ve Kızılay tarafından yani devlet eliyle düzenlendiğini biliyoruz. Azınlık okullarının kendi öğrencileri ve öğretmenleri için düzenlediği kamplar ve bazı idealist öğretmenler tarafından düzenlenen pek çok kamp olsa da bu girişimler süreklilik sağlayamadılar ve kapandılar.

 

1980’lerin sonlarına doğru, yurtdışına olan talebin artmasıyla birlikte bütçesi daha kısıtlı olan aileler için Türkiye’de özel kamplar düzenlenmeye başlandı. Bu kamplar 2000’lerin ortalarına kadar multi-aktivite yani her türlü spor ve sanat etkinliğini içeren programlar olarak düzenlendi. Bundan sonrasında ise –Y kuşağı çocuklarının beklentileri gereği- önce spor, lisan, sanat, bilim gibi ana ilgi alanlarına, bir süre sonra ise daha da detaya inilerek basketbol, İngilizce, bale, biyoloji gibi spesifik ilgi alanlarına hizmet veren kamplar ortaya çıktı.

 

Bu alanda Türkiye’de bir sektörel buluşma noktası olmak üzere yola çıkan Kamplar Derneği, hem yurt içinde faaliyet gösteren kampların standartlarının yükselmesi, işletme ve etik değerlerin gelişmesi için gayret göstermekte hem de yurt dışında faaliyet gösteren kamplar ve önemli deneyime sahip Amerikan Kamplar Birliği, Avustralya Kamplar Birliği ve Uluslararası Kamplar Birliği ile kurduğu yakın ilişkiler sayesinde dünyada bu alanda edinilmiş bilgi birikiminin Türkiye’ye gelmesi için çalışmalar yapmakta. 2007-2015 arasında Uluslararası Kamplar Birliği ICF (International Camping Fellowship) yönetim kurulu 4 kez, başkan Valery Kostin ise 8 kez Türkiye’ye gelerek Türkiye’deki kamp firmalarıyla buluştular ve ortak çalışmalar yaptılar.

 

Türkiye, Kamplar Derneği’nin girişimleriyle 23-27 Ekim 2014 tarihlerinde Uluslararası Kampçılık Kongresi’ne (International Camping Congress) ev sahipliği yaptı. 2005’de Mexico City’de, 2008’de Quebec’te, 2011’de ise Hong Kong’da düzenlenen bu kongrenin, kampçılık sektörünün henüz emekleme aşamasında olduğu Türkiye’ye verilmesi için büyük emek verildi.

 

Dünyanın 33 ülkesinden 500 e yakın okul dışı eğitim konusunda uzman akademisyen, ülkelerin sektör temsilcileri ve başkanları, eğitim bürokratları, kamp yöneticileri, girişimciler ve okul temsilcileri Antalya’da düzenlenen bu kongrede bir araya geldiler.

 

10th International Camping Congress - 2014

© Copyright 2015 by Türkiye Kamplar Derneği